Beypazarı kesikbaş dede türbesi hikayesi

Meta Açıklama: Beypazarı'ndaki Kesikbaş Dede Türbesi, iki farklı hikaye ile anılıyor. Birincisi, Bizans Tekfuru'na karşı kazanılan bir savaşta kesik başı gömülen bir savaşçıyı anlatırken, diğeri II. Dünya Savaşı'ndaki bir kahramanı simgeliyor. Bu efsaneler, cesaret ve fedakarlık temalarını işliyor.

Türbesi • 30.10.2026 • 2 dk okuma

Beypazarı kesikbaş dede türbesi hikayesi

Beypazarı'ndaki Kesikbaş Dede Türbesi, tarih boyunca birçok efsaneye ve hikayeye ev sahipliği yapmıştır. Bu türbe, iki farklı rivayetle anılmakta olup, her biri savaşın cesaretini ve fedakârlığını simgelemektedir. Yerel halk arasında bu türbeye duyulan saygı ve merak, insanları buraya çekmektedir. Rivayetlerin her biri, insan ruhunun cesaretini ve savaş alanındaki kahramanlıkları ön plana çıkarmaktadır.

Kesikbaş Dede Türbesi'nin Beypazarı'ndaki hikayesine dair iki farklı rivayet bulunmaktadır:

  1. Bizans Tekfuru'na karşı yapılan savaş: Bir rivayete göre, türbede yatan kişi, Kütahya Germiyanoğlu Şahı'nın vezirlerinden Dinar Hezar Bey'in komutasındaki Türk kuvvetlerinin, Bizans Tekfuru'nun hâkimiyetine son vermek üzere Beypazarı'na gelişidir. İki kuvvet, bugünkü Köst Pazarı denilen meydanda karşı karşıya gelir ve Türk kuvvetleri, Tekfur kuvvetlerini yenilgiye uğratır. Ancak bu savaşta her iki taraf da kayıplar verir ve Dinar Hezar Bey'in komutanlarından birinin şehit olduğu anlaşılır. Şehit olan kişinin kesik başı bulunur ancak gövdesi kaybolur. Bulunan kesik baş, miğferi ile birlikte savaşın yapıldığı yere gömülür.
  2. II. Dünya Savaşı efsanesi: Bir diğer rivayete göre ise türbede yatan kişi, II. Dünya Savaşı sırasında düşmanla çarpışırken başı koptuğu halde, koltuğunun arasına alarak saatlerce savaşmaya devam eden bir kahramandır.

Türbede yatan kişinin kimliği kesin olarak bilinmemekle birlikte, Felekeddin, Zeynel Abidin veya Hacı Arap gibi isimlerle anıldığı rivayet edilir.

Benzer İçerikler