Afyon'un kalesi

Afyonkarahisar Kalesi, hem tarihi önemi hem de mimari özellikleri ile ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. Yüksekliği ve stratejik konumu sayesinde geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan bu kale, günümüzde kentsel sit alanı olarak koruma altında olup, geçmişin izlerini günümüze taşıyor.

Kalesi • 09.09.2026 • 2 dk okuma

Afyon'un kalesi

Afyonkarahisar Kalesi, bölgenin tarihi ve kültürel zenginliklerini yansıtan etkileyici bir yapıdır. Yüksek bir volkanik kayalığın zirvesinde konumlanması, ona stratejik bir avantaj sağlamış ve tarihin akışında önemli bir rol oynamıştır. Hem işgal dönemlerinde hem de barış zamanlarında çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan kale, günümüzde ziyaretçilerine tarihin derinliklerine yolculuk yapma imkanı sunmaktadır. Bu tarihi yapının geçmişi, birçok efsane ve olayla doludur ve bölgenin kimliğinin ayrılmaz bir parçasını oluşturur.

Afyonkarahisar Kalesi, Afyonkarahisar şehir merkezinde, sönmüş bir volkanın üzerinde yer alan, yerden yüksekliği 226 metre olan doğal yükseltili bir kaya kütlesi üzerinde yer alan bir kaledir. Tarihçesi:

  • MÖ 1350 yılında Hitit İmparatoru II. Murşil zamanında, Arzava Seferi'nde müstahkem mevki olarak kullanılmış ve Hapanuva adını almıştır.
  • Bizans ve Selçuklular zamanlarında da önemli çarpışmalara sahne olmuştur.
  • Kalenin zirvesinde, MÖ 1200-700 tarihleri arasında Anadolu’da yaşamış olan Frigler Dönemi'ne ait kültür izlerine rastlanmakta olup, Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış birçok tapınma yeri ile 4 adet büyük sarnıç (su çukuru) bulunmaktadır.
  • Surları, Selçuklu Sultanı Alâaddin Keykubat zamanında kale dizdarı olan Mimar Bedrettin Gevhertaş tarafından 1235 yılında onarılmış, ayrıca kaleye küçük bir mescit ile yanına saray yaptırılmıştır.
  • 1573’te Osmanlı Sultanı II. Selim’in emriyle Mahmut Bey tarafından burçları, sarnıçları ve kulesi tekrar onarılmıştır.

Günümüzde:

  • Kentsel sit alanı içerisinde yer almaktadır.
  • Ziyaretçilere açıktır.
Benzer İçerikler